THE TARANTULA WEAVES A DEADLY NET – ТКА ТАРАНТУЛА СМРТОНОСНУ МРЕЖУ – TARANTULA ÖLÜMCÜL BİR AĞ ÖRER / Milica Lilic

Poem by Milica Lilic

 

THE TARANTULA WEAVES A DEADLY NET

Strong willingness – at least to know
why the beginning bids us back to go,
where everything passes soon except the gloom,
why in the essence of things the secret lies –
both on the top of a hill and in the bottom of the skies.

Why we are told so little –
oh, how wwe yearn to learn,
how many creases without flattening,
how much dying in a gray day,
countless births before the breaking of the day –
is salvation a presentiment of a new dream.

The Millenium is going away, the engraved Ammock,
foaming, bloody like a river with corpses.
From New Babylon the Graet God descends
enetring bravely into old provinces
Corn Fields, High Mountains,
he usurps somebody else’s lands, fixes borders
and prescribes very strict rules.

People without faces and souls devour one another,
the insatiable malice darts its tongue, doom is enclosing on,
God’s Finger makes threats, not blessings,
the Tarantula weaves a deadly net
on the blue Byzantine warp,
live TV coverage all over the world,
to make everybody believe what they see.
One has climbed to te top of the World,
he has crushed down the weak and unruly,
he wants the same as the Only One – to be glorified,

to be feared, to be bowed.
But monstrous is his kingdom,
the pestilent throne, henchmen and court jesters.
There will be the big bang when he falls.

But meek souls cherish high hopes –
that each force is delivered sentence by another force,
that the coveted instant of break arrives
and the mild soul comes to the Temple,
that the Head joins the Body,
and the First Demon calms down.

Translate by Lazar Macura

 

ТКА ТАРАНТУЛА СМРТОНОСНУ МРЕЖУ

Велико хтење – бар мало знати
што нас почетак ка крају врати,
куда све мине осим тамнине,
зашто је тајна у сржи свега –
у дну плавети и врху брега.

Што нам се каже тако мало,
о, како силно жељни смо знања,
колико набора без равнања,
колико мрења у сиви дан стане,
безброј рођења пре но што сване –
је ли спасење слутња новог сна.

Одлази Миленијум, разбеснели Амок,
запењен, крвав ко река с лешевима.
Из Новог Вавилона силази Велики Бог –
спушта се смело на подручја стара,
на Житна Поља, Високе Планине,
својата туђе, међе одређује,
правила строга на дуги рок даје.

Људи без лица и душе прождиру се,
палаца незасита злоба, сустиже коб,
Прст Божји прети, не благослови.

На византијској плавој основи
тка Тарантула смртоносну мрежу,
директан пренос диљем планете
да свако за истину прими што види.

Један се успео на врх света,
згазио нејаке и непокорне,
хоће што и Једини – да га славе,
да га се боје, да му се поклоне.

Ал’наказно је царство његово,
престо кужни, скутоноше и дворске луде.
Силан ће прасак бити кад падне.
А велика је нада у душе смерне –
да свакој сили – сила пресуди,
да жуђен дође часак предаха,
и у Храм стигне душа блага,
да се са телом Глава споји
а Демон Први упокоји!

Из књиге “Путопис коже”, СКЗ, 2003.

 

TARANTULA ÖLÜMCÜL BİR AĞ ÖRER

Güçlü bir istek – en azından bilmek için
Neden başlangıç bizi geri dönmeye zorlar,
Kasvet dışında her şeyin ansızın geçtiği yerde,
Neden giz yatar şeylerin özünde –
Tepelerin üstünde ve göklerin altında hem.

Neden bu kadar az anlatılır –
Ah, oysa nasıl da can atarız öğrenmeye,
Kaç kırılma yaşarız onarılmadan
Nasıl ölürüz alacakaranlık bir günde,
Sayısız doğum olur şafak sökmeden önce –
Kurtuluş yeni bir rüyanın önsezisi midir.

Bin yıl geçip gidiyor, örülen ağ
Köpürmüş, kanlı, tıpkı cesetle dolu bir nehir gibi.
Yeni Babil’den Yüce Tanrı iner
Eski şehre cüretkarca girer
Mısır tarlarına, yüksek dağlara,
Başkası topraklarını gasp ederek, sınırları
Ve çok sıkı kuralları belirler.

Yüzleri ve ruhları olmayan insanlar birbirlerini yutar
Doyumsuz kötülük uzatır dilini, azap her yanda
Tanrı’nın Parmağı tehdit eder, bereket yağdırmaz
Tarantula ölümcül bir ağ örer
Mavi Bizans çözgüsü üzerine,
Tüm dünyada canlı TV yayınları
İnandırmak içindir herkes gördüklerine.

Birisi, Dünyanın tepesine yükseldiyse
O, zayıfları ve asileri ezip geçmiştir
O sadece aynı şekilde tek kişi olmak ister – yüceltilmiş olarak,

Ondan korkulacak, önünde eğilinecek.
Ama alçaklıktır onun krallığı
Sallantıdaki tahtı, adamları ve mahkeme yargıçları.
O düştüğünde büyük patlama olacak.

Ama ezik ruh yüksek umutlar besler –
Her güç, başka bir güç tarafından teslim alınır
Açgözlülük sona erer zamanı geldiğinde
Ve mutedil ruh Tapınağa gelir
Baş vücudunu bulur
Ve huzura erer First Demon*.

* First Demon: İnsanlara saygı göstermeyi reddettiği için cehenneme kovulan Lucifer’in yarattığına ve adem’in ilk karısı olduğuna inanılan asi Lilith.

Translated into Turkish by Ayten MUTLU

 
 
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s