Gökhan Cengizhan (Turkey) / Turkish Authors Association (TAA) – President

Gökhan Cengizhan

Turkish Authors Association (TAA)
President

He was born in 1959 in Adana, a town at the Mediterannean coast of Turkey. He studied philosophy (Hacettepe University), economy and sociology (Middle East Technical University-Ankara). He entered the world of literature writing poetry. He, then became a literary critic. His first collection of poems Omzumda Bir Puhu Kuşu (An Owl on My Shoulder) was published in 1984. He worked as an editorial board member of Yeni Olgu (The New Phenomenon), a literary journal published for the youth. He then became the editor-in-chief of this journal. After having published 9 issues, the journal was banned by the Military Government because of the Marshall Law. He became the editorial board member of another journal of literature and culture, Gençlik ve Toplum (The Youth and the Community), published for the young generation. His poems and critical essays appeared in many literary journals. He worked as the editor-in-chief of Edebiyat ve Eleştiri (Literature and Criticism) between the years 1993-1994, Varoş (1994-1995), Aydınlık ve Kültür (The Light and Culture), a journal of political news. He is the writer of a section of a monumental book Sivas, Bir Toplu katliamın Öyküsü (The story of a Mass Massacre) written by various writers, in the memory of 36 intellectuals, trapped and murdered in a fire, caused by the religious fanatics, in the Madımak Hotel in Sivas. The title of this section is “Yitirdiklerimiz” (Those whom we have lost). Gökhan Cengizhan wrote this section in collaboration with Özcan Karabulut. It was published by the Turkish Authors Association (TAA). He is the editor of another book, which covers the papers given in a symposium held in the memory of Cemal Süreya. This book was also published by the Turkish Authors Association (TAA)

Gökhan Cengizhan works as an independent journalist. He is the president of the TAA.

 

Gökhan Cengizhan

Adana doğumlu. Kocatepe Mimar Kemal Lisesi Mezunu. Hacettepe Üniversitesi’nde felsefe, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde ekonomi ve sosyoloji okudu.

İlk şiiri, 1979 yılında “Somut” dergisinde yayınlandı. 1984 yılında, “Omzumda Bir Puhu Kuşu” adlı şiir kitabını, Yaşantı yayınlarından çıkardı. “Yeni Olgu” ve “Varoş” dergilerinin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. “Gençlik ve Toplum” ve “Papirüs” dergilerinin yazı kurullarında yer aldı. Uzun yıllar gazetecilik yaptı.

Şiirleri İngilizce, Bulgarca, Boşnakça, Almanca, Farsça, Arnavutça, Fransızca ve Arapçaya çevrildi. 35 yıldan bu yana çeşitli dergilerde şiirleri ve eleştiri yazılarıyla yer almayı sürdürüyor.

Yurtdışında, Saraybosna (Bosna Hersek), Urumiye (İran), Rakka (Suriye), Tetova (Makedonya) şiir festivallerine katıldı. 2004 yılında, Bulgaristan’ın Plovdiv kentinde düzenlenen “Balkan Dekameronu”nda yer aldı.  2008 yılında, T. C. Kültür Bakanlığı heyeti ile birlikte katıldığı Almanya Frankfurt Kitap Fuarı’nda, Onur Konuğu ülke olan Türkiye adına, “Edebiyat Dergilerimiz” adlı bildiriyi, 2011 yılında, T. C. Kültür Bakanlığı heyeti ile birlikte katıldığı Tahran Kitap Fuarı’nda, “Komşu Edebiyatlar” adlı bildiriyi sundu. Ayrıca, 2013 yılında, T. C. Kültür Bakanlığı heyeti ile birlikte katıldığı İngiltere Londra Kitap Fuarı’nda, Onur Konuğu ülke olan Türkiye adına, “Türk Şiir Gecesi”ne katılmıştır.

Edebiyatçılar Derneği’nin yayınladığı “Sivas Kitabı; Bir Toplu Öldürümün Öyküsü” adlı kitabın, 250 sayfalık “Yitirdiklerimiz” bölümünü, Özcan Karabulut ile birlikte hazırladı. Bu kitabın yazı kurulunda yer aldı. Gene, Edebiyatçılar Derneği’nin yayınladığı. “Cemal Süreya: Üstü Kalsın” adlı sempozyum kitabını yayına hazırladı.  İkinci şiir kitabı, “Çoban Matı”, 2011 yılında yayınlandı. 2004 yılında Edebiyatçılar Derneği’nin Genel Başkanlığına seçildi, Halen bu görevini sürdürüyor.

 

Mate
 
You came uninvited
 
A nervous twitch in the two eyes of mine which are to be operated
With that snowy glitter in your soul
It is as if you wake up in a snowhite morning
Just like a beam of light that enters into the vital spot of the heart
 
You came uninvited
 
An unexpected guest were you, sitting on the left part of the cushion
Just before my knees, but if you wish to leave!
Or if you stay! settle on those yellowish pages of my notebook
Just look, now, each word makes life more and more difficult, exhaustive
You don’t have the slightest care about anything except plunging deep down into the
pages
 
You came uninvited
 
A drop of water! if ever you hadn’t written like a drop of water!
I would love you more and more without even knowing you
My roots refreshing themselves, the juice of life offered by your tongue somewhat
Acrid
What if the stem of a tree that is peeled aches, who cares?
In September that is injured by the rain, in this bitter cold mid-winter of the lonely ones
 
You came uninvited
 
Holding you responsible! even if I don’t hold you responsible, not at all
Rubbing and pressing my breathless heart with my hands
Either make me fly up into the air, or make me fall down the clouds
Just a segment of the sky, please, just as it is seen from the side of the window
 
You came uninvited
 
Stay just as you are!
 
Don’t let this wound of the sword be healed
 
 
 
Çoban Matı
 
ilk bakışta seğirdi çizilecek iki gözüm
sendeki o kar ışıltısıyla
hani, beyaz bir sabaha uyanırsın
bir ışık sızar ya can evinden içeriye
 
geldin çağrısız
 
beklenmedik konuktun, oturdun minderin sol yanına
iki dizim dibine, ama ister kalk!
ister yerleş! sararmış defter sayfalarıma
bak işte, törpülüyor her sözcük ömrü
umarın yok kağıdı eşelemekten başka
 
geldin çağrısız
 
su damlası! gibi yazmasaydın
daha çok sevecektim seni hiç tanımadan
köklerim özsuyunu tazeliyor kekre dilinle
bir ağaç gövdesi soyulurken sızlarsa, kime ne?
yağmurla örselenen eylül’de, yalnızların karakışı’nda
 
geldin çağrısız
 
elim sende! bile değilken
ovalayıp duruyorum soluksuz çarpan kalbimi
ya ayaklarımı kes yerden, ya indir bulutlardan
pencere kenarında bir gökyüzü, lütfen
 
geldin çağrısız
 
öyle kal!
 
kapanmasın bu kılınç yarası
 
 
Heart Beats
 
The heaviness of a couple of eyes staring at the heart
that rested on my soul; a cast of glance at the lines of a letter
that touched the heart; beguiled am I, lifelong, by a deceptive smile
convincing the heart; gave support to a man whose heart was upset, broken
into thousands of pieces; frightened was I by the contemporary texts that
slandered the heart; felt pity for those faint-hearted ones whose hearts
were healthy; became exuberant by the uproar of those words deceiving
the heart; never became the one who cooperated with an age
underestimating the heart; opened I a longlasting account on behalf of a life
that has always been harmful for the heart…
 
the heart doesn’t have a standard of measure
that I understood
 
 
 
Kalp Atışları
 
kalbe bakan bir çift gözün ağırlığını
yüklendim; kalbe değen bir mektubun satırlarına
dokundum; kalbi çelen bir gülüşe hayat boyu
kandım; kalbi darmadağın bir adama
omuz verdim; kalbi karalayan zamane yazılarından
ürktüm; kalbi sağlam yüreksizlere
acıdım; kalbi ayartan sözlerin gürültüsüyle
coştum; kalbi es geçen bir çağın işbirlikçisi
olmadım; kalbe zarar bir ömrün hesabını
açık tuttum…
 
kalbin ayarı yok
anladım
 
 
 
A Refugee in Paris
A dead man am I, a cadavre
A flourishing living cell in the water the dead bodies are washed with
My soul, resurrecting, coming back to life to purify itself
But a speechless sea gull am I, in the fog, deep down
Be it in the river Sein, be it in the Golden Horn
In those deep dark, black waters of the world, and always
Like a lantern, sunk, without light, lying at the very deep
Like a black gipsy, an expert in palmistry, foretelling
A refugee you are, not freeing himself towards those distant horizons
Be it at Saint Denis Square, be it at Beyazıt Square
The dead soul is but a projectile rocket in the sky all over the world
 
 
 
Paris’te bir Mülteci
 
Ölüyüm ben, bir kadavra
Ölü suyunda bir nüve
Ruhum arınmak için diriliyor hayata
 
Çığlıksız bir martıyım siste ve derinlerde
İster Sein nehrinde, ister Haliç’te
Dünyanın o hep karanlık, siyah sularında
Batık bir fener gibi ışıksız ve dipte
 
Kara bir çingene el falıma baktığında
Sürgünsün diyor, kurtulunmamış o uzak ufuklara
İster Saint Denis’de, ister Beyazıt’ta
Ölü ruh!
Küllenmiş bir işaret fişeğidir, dünya göğünde.

 

2 thoughts on “Gökhan Cengizhan (Turkey) / Turkish Authors Association (TAA) – President

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s